Liva el-Aksâ olayı hakkında sahadan bir yorum

Suriye sahasında bulunan ve ilmi çalışmalarla iştigal eden mütercim – yazar Muhammed Atta, Cundu’l-Aksâ Cemaati’nin Şam’ın Fethi(eski Nusret) Cephesi’ne katılmasının ardından bu cemaatten ayrılarak Hama kuzeyinde örgütlenen Liva el-Aksa’nın akidesi ve son günlerde bölgede patlak veren çatışmaların seyri hakkında sosyal medyada paylaşım yaptı.

Muhammed Atta’nın makalesini ilginize sunuyoruz:

* * *

Tahriru’ş-Şam Heyeti ile Livau’l-Aksa arasında cereyan eden çatışmalar hakkında birkaç yorumda bulunmak istiyorum. Çatışma öncesinde Livau’l-Aksa’nın şer’ileri ile Tahriru’ş-Şam’ın şer’ileri 6 saate yakın görüşmelerde bulunmuştur. Görüşme kayıt altına alınmak istenilmiş, ancak Livau’l-Aksa kayıt yapılmasını kabul etmemiştir. Liva el-Aksa sözcüsü Ebu Abdullah Gazzevî, Devle Cemaati’ne (IŞİD) bağlı olmadıklarını, Haricilikten ve Müslümanları tekfirden uzak olduğunu yeminle belirttikten sonra Heyet-i Tahriru’ş-Şam’ı tekfir ettikleri hakkında sorulduğunda, bunda duraksadıklarını açıkladı.

Ebu Cabir hakkında sorulduğunda ise, onun kafir ve mürted olduğunu, aynı şekilde Ahrar eş-Şam, Nureddin Zenki Hareketi ve Ceyşu’s-Sunne’nin de mürted oldukları birkaç kez üstüne basarak ısrarla belirtti. Delili sorulduğunda ise, bir şey söyleyemeyip bu konuda içtihadda bulunduğu söylemiştir.

Livau’l-Aksa’dan üç husus talep edilmiştir:

1- Devle(IŞİD)’ye bağlı olmadıklarını resmi bir beyan ile açıklamaları

2- Müslümanları tekfirde ve öldürmede Harici mezhebi üzere olmadıklarını ilan etmeleri

3- Sahadaki herhangi bir kadıya mahkeme olunmaları.

1 ve 2.maddeleri zoraki kabul etseler de 3. maddeyi kabul etmeyip, sahada güvenebilecekleri bir kadı bulunmadığını söylemişlerdir(Çok fazla detaylara girmek istemiyorum). Ertesi gün de 3 intihar saldırısı gerçekleştirerek tavırlarını net bir şekilde ortaya koydular. Devle Cemaati’nde olduğu gibi bunların da arasında aldatılan cahiller olsa da, şu anda yürütülen savaş Haricilere karşı yürütülen bir savaştır. Zira bu tür nedenlerden ötürü Cundu’l-Aksa’dan daha evvel de ciddi ayrılmalar yaşanmıştı. Geriye kalanlar ise Harici zihniyetli bir azınlıktır. Düzenledikleri intihar saldırılarının birisinin Türkistan Cemaati’ni hedef almasının ise hiçbir açıklayıcı yönü bulunmamaktadır.

Sahadaki Amerikan uşaklarının tasfiyesinden sonra Haricilerin üzerine gidilmesi, Heyet-i Tahriru’ş-Şam için iyi bir başlangıç olarak gözükmekte. Allah-u Teala’dan, mücahidlere rüşdü ilham etmesini, fitnelerden korumasını ve saflarını sırat-ı mustakim üzere birleştirmesini diliyorum.

Cundu’l-Aksa’da yaşanan büyük ayrılıklardan sonra, geriye kalanlar kendilerini feshederek Livau’l-Aksa Cemaatini kurmuşlardır. Şu an Liva el-Aksa’da bulunanlar, hiçbir zaman Fethu’ş-Şam/Şam’ın Fethi Cephesi(ŞFC)’ne hiçbir zaman bey’at etmeyen Devleci (IŞİD) zihniyetli Haricilerdir.

Hadislerde de belirtildiği üzere Haricilerin en belirgin 2 özelliği; Müslümanları tekfir ve katlkureetmeleridir. Günahlardan ötürü tekfir etmelerinin açıklaması ise; küfre düşürmeyen günahlar sebebiyle Müslümanları tekfir etmeleridir. Günümüz Haricileri günahtan ötürü tekfir etmediklerini söylemekle birlikte, küfür derecesine varmayan günahlarla tekfirde bulunurlar.

Kaynak: @Ahdasulmelahim

Ümmet-i İslam/Haber Merkezi

BU HABERLER DE VAR!

“Maga” künyeli Rus terörist, Suriye’de etkisiz hale getirildi

Shamcenter ajansının haberine göre; Suriye’de 18 Şubat Cumartesi akşamı, 1 Rus askerinin daha ortadan kaldırıldığı …

Bab el-Hava sınır kapısı, Tahriru’ş-Şam Heyeti’nin kontrolüne geçti

Dün Türkiye’nin Suriye sınırında yeni bir gerginlik yaşandı. Türkiye’yi Suriye’ye bağlayan Cilvegözü’nün karşısında bulunan Bab …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir