Tahriru’ş-Şam Heyeti lideri Haşim Ebû Câbir’in konuşması (Türkçe Alt Yazılı)

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Hamd âlemlerin rabbi Allah a mahsustur. Salat ve selam onun nebisinin ve ashabının ve ehlinin üzerine olsun. Daha sonra;

Şam’daki cihad eden ve ribat tutan halkımız; kararlı, özgür ve gururlu İslam ümmeti sizi kutluyorum. Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun.

Size Suriye devriminin 7. yılına yaklaşırken sesleniyorum. Bu süreçte çeşitli durumlardan geçtik. Devrimimiz camilerde başladı ve insanlarımız onu sahiplendi. Halkımız kalbinde ve aklında özgürlüğü ve bu zalim hükümdarlığı sona erdirme isteğini hissetti. Sonrasında rejimin kalelerine ve güvenlik kollarına karşı cihada başladık. Hakkın tarafları şehirlere ve kırsal bölgelere davalarını yayana kadar hakkın taraftarları batılın taraftarlarına göre çok ama çok azdı. Bu devrimi Azim ve Cabbar olan Allah’a tevekkül ederek başlattık.

Ve bizim düsturumuz: Ya Allah, bizim senden başka kimsemiz yok (yardım edecek). Ve bizim ahdimiz de şöyleydi: Zillet yerine ölüm!

Yolumuzu kanlarla kapladık ve onu musibetlere karşı sabrımız ile devam ettirdik. Ve Ey halkımız, Allah’tan sonra bize en çok yardımcı ve destek olan sizdiniz.

Ve siz, mücahidlere sabrınız ile bir yol gösterdiniz. Ve şüphesiz siz zorlukları doğru şekilde göğüsleyerek Allah’ın kesin doğru vaatlerine inancınızı sürdürdünüz.

Ve bugün devrimimizin yaşadığı zorlukların büyüklüğü, daha önce hiç olmadığı kadar zorlu olduğu herkes tarafından görülebilecek seviyede. Hem sivil hem politik hem de askeri cephe için.

Çok sayıda ilim talebesi ve lider, devrimin kabiliyetlerini ve binlerce şehidin kanları ile özgürleştirilmiş toprakların korunması için çözümler aradı. Ve Heyet-i Tahriru’ş-Şam, sahayı birleştirme ve bütünleştirmeye giden yolda acının içinden filizlenen ve zifiri karanlıkta aydınlıktan sızan ışıklar gibi bir adım oldu.

Heyet-i Tahriru’ş-Şam bağımsız ve daha önceki gruplardan hiçbirini temsil etmeyen bir yapıdır. Bunun yerine grupların kendi içinde çözünmüş ve yayılmış öncü bir birleşimdir. Yani bu devrimin yeni bir aşamasıdır. Bu aşama ciddi bir disiplin ile çok çalışma ve sürekli ve gayretli mücadelenin aşamasıdır. Heyet Tahrir Şam Suriye sahasını tek bir çatı ve tek bir komuta altında birleştirmeyi hedefler. Ve bu komuta, Suriye devriminin askeri ve politik işlerini kendi objektiflerini koruyarak, bu cani rejimi devirme amacıyla yönetir. Tahriru’ş-Şam Heyeti, Suriye’deki bütün bölgeleri özgürleştirmeyi ve Müslüman kimliği üzerine birliğini korumayı amaçlar.

Ve bizim insanlarımıza müjdeli haberler veriyoruz: Rejime karşı askeri çalışmalarımıza devam edeceğiz. Allah’ın izniyle onların mevkilerine saldıracağız ve özgürlük savaşını sürdüreceğiz ve bu savaşın sahih yolunu sağlam bir zafer -o müminlerin yüreklerine su serper- ile yeniden canlandıracağız. Ve kuşatma altında bulunan sadık halkımıza söylüyorum; Allah’tan güzel şeyler ve müjdeler umun, çünkü şüphesiz sizin çocuklarınız size hızla koşmakta. Çünkü onların güçleri, kalbi Allah’ın vaadine inanmış bir adamın altında birleşti.

Farklı gruplardaki kardeşlerimize diyoruz ki, şimdi biz ellerimizi size uzatıyoruz sizi desteklemek ve yardım etmek için. Haydi, şimdi yolumuzu birleştirelim. İşte burada devrimimiz yeniden doğuyor. Haydi, bu yeniden doğuşun öncüleri olun, askerleri olun.

Heyet Tahrir Şam’daki kardeşlere şunu söylüyorum:

Biz Allah için, mazlumların yanında olmak, zulmü ortadan kaldırmak ve daha sonra doğruluk ile adaleti getirmek için savaşıyoruz. Bizim referansımız Allah (Subhanehu ve Teâlâ)’nın kitabı ve Resûlullah (s.a.v)’in sünnetidir. Yolumuzu onun rehberliği ile arıyor, örnekliğimizi İslam’ın kurallarından ve çağrısından alıyoruz.

Yürüdüğünüz yol güven dolu ve şanlı bir mirasın yoludur. Haydi, aldığınız son nefes silahınızdan gelen barut kokusu ve son duyduğunuz sesin kurşunlarınızın sesi olmasına izin verin. Azminizi ve hırsınızı sakın kaybetmeyin. Suriye cihadının ilk evresi gibi idareyi ele alın ve ardınızdan sizin kahramanlık ve zafer öyküleriniz yürüyecek. Böylelikle siz, rejime 2 yıldır acı bir tat veriyorsunuz. Hizbullat ordusunun suratsızlığını arttırmış oldunuz ve bu süreçte bütün dünya onların sizin yaptığınız saldırılardan nasıl kaçtığını izledi. Daha sonra Ruslar onların (Hizbullat’ın) şereflerini geri almak için geldi, fakat onlar sizde sabır ve dayanıklılık dışında hiçbir şey görmedi. Daha sonra kendilerini başarılı ve güçlü göstermek için sivillerin çok olduğu alanları, hastaneleri, fırınları ve diğer toplum ihtiyaçlarının giderildiği yerleri vurdular.

Siz Allah (s.w.t)’dan sonra Şam halkının umudusunuz. Benim size tavsiyem şudur: Allah’ın sizden isteği şekilde yaşamaya çalışın. Çünkü Allah (Subhanehu ve Teâlâ) sizin yaptıklarınızı görüyor, o halde O’ndan yardım isteyin. Sakın gücünüzü kaybetmeyin. Kendinizi halkınızın insanları ile birleştirin, onlara karşı merhametli olun ve kuralları çiğneyen ve aşırıya kaçanlara karşı temkinli olun. Eğer Allah (Subhanehu ve Teâlâ)’dan korkuyorsanız, bu emirlere uyun daha ki Allah (Subhanehu ve Teâlâ) sahayı sizin elinizde birleştirsin.

Son olarak; biz İslam ümmeti olarak Suriye’yi desteklemeliyiz ve elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışmalıyız. Çünkü Şam cihadı bugün ümmetin yüzleşmesi gereken bir gerçektir. Ve Şam defteri konferans veya görüşmelerle, ki bunlar sadece zalim Esed’e yardım eder ve devrimimizi parçalar, kapanmayacaktır. Şüphesiz devrim hak ettiği yere gelene kadar durmayacak. Şam cihadının ve Şam’ın kaybedilmesi Ehl-i Sünnet’in Rafızilere kendi bölgelerinde esir olması ile son bulur. Hiçbir Sünni bundan güvende değildir. Çünkü ihanet zilleti çağırırken, yardım etme bunu uzaklaştırır ve durdurur. Karşılık bulduklarınız yaptıklarınızın cinsinden olacaktır.

Allah Şam ehline kefil olmuşken bizim O’ndan beklentimiz hayırdır.

Allah ( s.w.t) iyilik yapanların emeklerini zayi etmez ve bütün hamdler O’nadır.

Ebu Cabir Haşim eş-Şeyh

İngilizce: https://justpaste.it/abujaberspeech

Tercüme: Küresel Analiz 

BU HABERLER DE VAR!

“Maga” künyeli Rus terörist, Suriye’de etkisiz hale getirildi

Shamcenter ajansının haberine göre; Suriye’de 18 Şubat Cumartesi akşamı, 1 Rus askerinin daha ortadan kaldırıldığı …

Bab el-Hava sınır kapısı, Tahriru’ş-Şam Heyeti’nin kontrolüne geçti

Dün Türkiye’nin Suriye sınırında yeni bir gerginlik yaşandı. Türkiye’yi Suriye’ye bağlayan Cilvegözü’nün karşısında bulunan Bab …

Bir Yorum

  1. Size ulaşılabilirlik

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir